Çitten atlamayı başaramayı

ayağı kırılan atın, kendini vuracak birini arayan gözleriyle bakınıyorum etrafıma. Sancılı sayıklamalarımın rutinleşmesi tuhaf bir keyif vermekte, inkar ettiğim ruhuma. Aşırı doza alışmış, bir türlü yokluğa karışamayan aklımı binlerce parçaya bölü

, her bir parçanın karşısına yarım akıllı bir insan oturtup satranç oynuyorum aynı anda binlercesiyle. Her zaferimde kahroluyorum, acım büyüyor. Kemikleşmiş bilincim bana gurur veriyor, alırken bir taraftan bütün dostlarımı yanımdan. Beni seven beni yumruklasın istiyorum. Kan, gözyaşı, salya, sümük, et, sinir, kemik, kıl bulamaç olsun; tanınamaz olayım istiyorum aldığım darbelerden. Nefretim sevgime karışsın ve acılarım dinsin. Bütün klasikleri ateşe verdim ki, cehenneme biraz olsun alışayım diye.
Güldür beni! Kafama vura vura, aklımı ala ala! Kahkahalarım yankılanı

dönsün böğrümdeki dayanılmaz acıya. Dayağa alışmış bir ev kadının gözündeki korkulu hazzın paylaşılamaması adına. Binlerce sorudan sıyrılı

bir bebeğin saf kahkahalarıyla başbaşa bırak beni. Paslı bir ustura ile gırtlağımı kes, kahkahalarım karışsın kanıma. İyice açılmış gözlerimde kendini gör ve bana da anlat gördüğünü. Kurbanınla paylaş bu zevki.
--
"Sleep will carry us, after mention heavy on the REM its the least discerning place, we could dive to"
--
bütün bu delilik provalari aslinda aklimi korumak adina yapilmis egzersizlerdir...
Previous Page123Next Page